Çok yakın bir zamana kadar Türklerin de bir viskisi olduğunu biliyor muydunuz? Kulağa çok garip geliyor değil mi?

Ankara viskisi, Türkiye’nin ilk, tek ve “ne yazık ki” son viskisi olma özelliğini taşıyor. Bu yazıda bu viskinin ortaya çıkışını ve yavaşça tarihin tozlu sayfalarına karışmasını anlattım. En önemlisi ise, henüz tattığım Ankara viskisi hakkında yorumlarımı da yine bu yazıda paylaştım.


Ankara Viskisi Nasıl Ortaya Çıktı?

Ankara viskisinin hikayesi 1960’lı yıllarda başlamış. O günlerde kapalı bir ekonomi olan Türkiye’nin kendi viskini üreterek, dışarıya döviz gitmesini engellemek ve yerli malına olan teşviği arttırmak amaçlanmış.

Bu amaç ile Tekel, Ankara’da bulunan Ankara Bira Fabrikasının içine ufak bir viski bölümü eklemiş ve 1963 yılında viski üretimine başlamış. Üretim hacminin ise 200.000 litre seviyelerinde olduğu söyleniyor.

Ankara viskisinin yapımında tahıl ve pirinç kullanılırken, üretilen alkolün olgunlaşması için ana viski ülkelerindeki kurallara uygun olarak meşe fıçılar tercih edilmiş. Olgunlaşma süresi ise 5 yıl olarak belirlenmiş. Çok belirgin olmasa da bu ibare şişelerin üzerinde de yer almakta.

Ankara viskisini piyasada farklı şişelerde bulmak mümkün. “Bu şişelerin hepsinde aynı viski mi bulunuyor, yoksa içlerinde Ankara markasının farklı ekspresyonları mı bulunuyor?” sorunlarının cevaplarını ise ne yazık ki bilmiyoruz.


Ankara Viskisinin Tarih Oluşu

Hakkındaki yorumlar pek parlak olmasa da, Ankara viskisi uzun bir süre raflarda yerini almış. 1980’li yıllarda kapalı ekonomi politikasının terk edilmesiyle içki ithalatı da serbest olmuş ve böylece iç piyasaya birçok uygun ithal harman viski girmiş. 

Tekel bu ithal viskilerle mücadele etmek için birtakım aksiyonlar alsa da bu çabalar sonuçsuz kalmış. İlerleyen yıllarda da Ankara viskisine olan talep ve buna bağlı olarak da üretim azalmış.

‘Bu malt viski yabancı viskilerin kalitesini aşan bir ürürümüz. Ama Tekel’in pazarlamada yaşadığı eksiklikler nedeniyle üreticiye iyi bir albeniyle sunulmamış. Şimdi Avrupai bir şişeyle halkımıza aynı tatla tekrar vereceğiz’’

Tekel Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Sezai Ensari – 2003 / Hürriyet – Sefa Özkaya’nın haberi

Ankara viskisinin üretimi, 2000’lerin başında Tekel’in özelleştilip, 2002’de Mey İçki‘ye ve daha sonrasında da 2011’de dünya içki devi Diageo‘ya satılması sürecinde son bulmuş. 

Ankara viskisinin yapımında kullanılan İskoç tipi imbikler ise Virginia damıtımevi tarafından satın alınmış ve Amerika’ya gönderilmiş.

Bir dönem tüm evlerin ve barların raflarında fazlaca bulunan Ankara Viskisini şu an piyasada bulmak oldukça zor. Bulunanların ise koleksiyonluk şişeler olduğunu ve fiyatlarının oldukça yüksek olduğunu söyleyebilirim.


Ankara Viskisi Tadım Notları

Yaşım itibariyle Ankara viskisi hala üretimdeyken ve kolayca bulunabildiği zamanlar bu viskiyi tatma fırsatım olmamıştı. Fakat çok şanslıyım ki, yakın bir dostum viski koleksiyonunda yer alan Ankara viskisini tadabilmem için benimle paylaştı.

Oldukça zor bulunan ve muhtemelen bulunsa bile antika değeri olduğu için açmaya kıyılamayacak bu viskiyi tadabildiğim için kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum. 

Gelelim tadım notlarına…

Ankara Viskisi (Türk Single Maltı, %43 abv)

Burun: İlk koklamada şeker ve vanilya öne çıkıyor. Hemen sonrasında uhu ve temizlik malzemesi olarak adlandırabileceğim kimyasal kokular mevcut. Kadehin biraz havalanması ile vanilya belirginleşiyor. Onu takiben ise hindistan cevizi (Malibu gibi) notaları aldım.

Damak: Oldukça yakıcı, keskin bir karaktere sahip, damağı fazlasıyla uyuşturuyor. Ağır bir puro içtikten sonra damakta kalan uyuşukluğa benzetebilirim.

Burunda olduğu gibi tatlı fakat baharat daha ön planda. Yoğun olmasa da meşe, şeker ve vanilya aromaları da mevcut. 

Bitiş: Oldukça kısa. Sıcak, baharatlı ve çok az vanilya.

Genel olarak, Ankara Viskisini beklediğimden daha iyi bulduğumu söyleyebilirim. Bu anlamda beni fazlasıyla şaşırttı.

Damakta fazlasıyla baharatlı ve keskin karakterinden pek keyif aldığımı söyleyemem. Buna ek olarak dengesiz yapısı ve kısa bitişi de diğer olumsuz tarafları. Fakat, burunda ve damaktaki bazı aromalar ve gövdeli yapısı tatmin edici.


Son Olarak;

Kim bilir, belki eğer üretim son bulmasaydı, şu anda Ankara viskisine ek olarak farklı Türk viski markaları da hayatımızda olacaktı. Hatta belki de geniş coğrafyamızın her bir köşesinde farklı karakterlerde viskiler üretilecekti.

Bir düşünsenize, Ege ve Akdeniz kıyılarında zarif ve dengeli viskiler, Karadeniz kıyılarında bol deniz etkisi altında kalmış isli ve tuzlu maltlar ya da Marmara bölgesinde hafif ve meyvemsi harmanların üretildiğini…

Kim bilir belki Türkiye aynı İskoçya, İrlanda veya Amerika gibi viski kültürüne öncülük eden ülkelerden biri olacaktı…


Kaynak

– Bülent Yardımcı (2003), “İspirtodan ucuz viski Yeni Rakı’ya karşı”, www.milliyet.com.tr

– Bozkurt Karasu (2010), “Malted memories recovered…”, www.bozzy.org

– Mehmet Yalçın (2017), “Hayat suyundan biz de içelim”, www.t24.com.tr

– Sefa Özkaya (2003), “İskoç imajlı Ankara viskisi” , www.hurriyet.com.tr

8 Responses

  1. Tankut

    Yerildiği kadar kötü değil demek ki, sevindim duyduğuma. Umarım ben de bir gün bir yerlede deneme imkanı bulurum.

    Cevapla
    • & Viski

      Ben de hakkında çok olumsuz yorumlar okumuştum, fakat söylendiği kadar kesinlikle değil… Tabii kabul etmem gerekir ki tadarken “Türk Viskisi” olduğu için tam objektif olamadım, bu da yorumlarımı olumlu anlamda etkiledi tabi 🙂

      Cevapla
  2. esin cevik

    Merhaba şişelerin çıkış tarihlerini öğrenebilir miyim?

    Cevapla
    • & Viski

      Ankara viskisinin üretimine ilk olarak 1960’larda başlanmış. Benim içtiğim şişe sanıyorum 80’lerden kalma. Farklı yıllara ait birçok şişe bulunuyor.

      Cevapla
      • esin cevik

        BENİM HER ŞİŞENİN TARİHİNİ ÖĞRENMEM GEREKİYOR ACABA BU KONUDA BİLGİNİZ VAR MI?

      • & Viski

        Her bir şişenin tarihini bilmiyorum ne yazık ki. Herhangi bir kaynakta da bulabileceğimizi sanmıyorum…

  3. Ahmet

    Devlet viski mi üretirmiş. Devlet kağıt mı üretirmiş. Devlet şeker mi üretirmiş. Diye diye geldiğimiz noktada dünyanın en pahalı etini yiyip tuvalet kâğıdını bile ithal ediyoruz. Ankara Viskisi’ nin gözünü seveyim. Nereden nereye…

    Cevapla

Bir Yorum Yazın