Londra muhteşem mimarisi, yemyeşil parkları ve saat gibi işleyen düzeni ile en sevdiğim şehirler arasında yer alıyor. Buna ek olarak, Nottingham’da okurken neredeyse her hafta sonu gitmem nedeniyle de, Londra’nın benim için yerinin ayrı söyleyebilirim.

Son Londra seyahatimde, daha önce onlarca kez gitmiş olmama rağmen, şehri bu sefer bir viski blogger’ı gözüyle gezdim. Bu yazıda, başta adını sıkça duyduğum ve sonunda gitme fırsatını yakaladığım Milroy’s of Soho‘dan ve Londra’nın önde gelen viski barlarından bahsedeceğim.

Viski barlarına ek olarak, Londra’ya gidecek her viski tutkununun mutlaka uğraması gerektiğini düşündüğüm viski dükkanlarından da bahsedeceğim. 


Milroy’s of Soho

Milroy’s, Londra’nın Soho bölgesinde Greek sokağında bulunuyor (Tam adres için). 1964 yılında açılan Milroy’s, sadece Londra’nın değil dünyanın en önde gelen barları arasında bulunuyor.

Milroy’s ufak ama bir o kadar da samimi bir ortama sahip. İçeriye girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken şey yüzlerde şişenin bulunduğu bar kısmı. Eğer şanslıysanız burada bir tabure bulabilir ve viskinizi yudumlarken barmenle viski üzerine keyifli bir sohbet edebilirsiniz.

Bu kısımda yer bulamazsanız barın giriş kısmında oturabileceğiniz birkaç ufak sandalye bulunuyor.

Milroy’s tahmin edebileceğiniz üzere inanılmaz bir viski seçkisine sahip. Barda sadece İskoçya’dan 400 farklı viski bulunuyor… Dünyanın dört bir yanından markalar bulabileceğiniz barda, aynı zamanda Milroy’s’un kendi şişelemelerini de deneyebilirsiniz.

Ben Milroy’s’da 3 farklı viski denedim: Talisker 18, Glenlivet Nadurra Peated Cask Finish ve Hazelburn 10.

Özellikle Talisker 18‘e bayıldığımı söyleyebilirim… (Detaylı Tadım Notlarım)

Milroy’s of Soho içerisinde bir de gizli bir *Speakeasy barı bulunuyor. The Vault adlı bu bara kitaplıktaki gizli bir kapıdan giriş yapılıyor. Burada viskiye ek olarak Speakeasy temalı kokteyller de servis ediliyor.

*Speakeasy bar konsepti 1920’lerin Amerika’sında ortaya çıkmış. Alkollü içki satma lisansı olmayan bu barlar, herkesin giremediği ve gizli tutulan mekanlarmış. 1930’larda yavaşça ortadan bu konsept, günümüzde retro bar olarak giderek popülerleşmeye başladı.


Black Rock

Black Rock, Liverpool Street metro istasyonuna yürüme mesafesinde buluyor (Tam adres için). Bu barın en dikkat çekici özelliği içinde klasik amerikan bar yerine devasa 185 yaşında bir meşe ağacı bulunması…

Bu ağaç ortadan ikiye kesilerek bir masaya çevrilmiş. Masanın ortasında özel bir işçilikle açılmış 2 kanal bulunuyor. Kanallara içleri yakılmış Amerikan ve Avrupa meşe fıçı tahtaları yerleştirilmiş ve üstleri cam ile kapatılmış.

Bu kanallara farklı viski kokteylleri koyuluyor ve bu sayede içkiler hem şık bir şekilde muhafaza ediliyor, hem de yıllandırılıyor. Kanalların her birinin 17 litrelik sıvı alabildiğini de belirtelim.

Black Bar’da viskili kokteyllere ek olarak çeşitli ülkelerden 250 farklı viski buluyor.

Viskiler barın farklı köşelerinde Balance/Denge, Smoke/İs, Spice/Baharat, Sweet/Tatlı, Heavy/Yoğun, Fragrance (Parfümsü) gibi kategorilere ayrılarak sergileniyor.


Boisdale of Canary Wharf

Londra’nın turistik lokasyonlarından birazcık uzakta kalan Boisdale of Canary Wharf, şık dekorasyonu ve zengin viski seçkisiyle başarılı bir viski barı. (Tam adres için)

Aslında buraya viski barı demek pek doğru olmaz, nitekim içerisinde aynı zamanda bir restoran, teras ve bir de puro bölümü bulunuyor.

Mekan ile ilgili en çok dikkat çeken detay ise 12 metrelik devasa bar ve bu barda bulunan 1,000 adet şişe… Şişelerin çoğunluğunu İskoç viskileri oluşturuyor.

Eğer viski içerken müzik dinlemeyi sevenlerdenseniz, Boisdale of Canary Wharf’da akşam 9’dan itibaren canlı Blues ve Jazz performanslarının olduğu da belirteyim.


Britannia

Yaklaşık 150 farklı viskiye ev sahipliği yapan Britannia, ufak fakat bir o kadar da samimi bir viski barı. (Tam adres için…)

Britannia için aslında tam bir lokal pub diyebiliriz, fakat sıradan bir pub’a göre oldukça zengin bir viski menüsüne sahip oluşu, burayı viski severler için iyi bir nokta haline getiriyor. Eğer kalabalıktan uzak biraz daha lokal bir yerde viskinizi yudumlamak istiyorsanız, Britannia’yı denemenizi tavsiye ederim. 

Britannia’nın en önemli avantajlarından biri de fiyatlarının diğer yerlere nazaran uygun olması.


Whisky Exchange

Covent Garden’da bulunan Whisky Exchange için kısaca bir viski cenneti diyebilirim… Amacınız viski almak olsun ya da olmasın buraya mutlaka uğramalısınız! (Adres bilgisi)

İçeri girer girmez sizi cin, votka, rom, tekila, şampanya, likör gibi birçok farklı içki türleriyle dolu duvarlar karşılıyor. Benim en çok dikkatimi çeken ise daha önce hiç bir yerde rastlamadığım minyatür şişeler oldu. Eğer benim gibi minyatür şişe koleksiyonu yapıyorsanız, kendinizi kaybedebilirsiniz…

Aşağı katta ise, inanılmaz bir viski arşivi bulunuyor. Özellikle ender bulunan Macallan ve Dalmore‘ların olduğu kısım adeta bir müze… Viskiye ek olarak burada oldukça kaliteli konyak ve brendiler de bulabilirsiniz.

Whisky Exchange’de aynı zamanda kendi şişenizi doldurabileceğiniz bir fıçı da bulunuyor. Konyak, rom, viski gibi farklı içki türlerinin bulunduğu bu fıçının içeriği düzenli olarak değiştiriliyor. 

Whisky Exchange’in bir de içki satışı yaptığı bir web sitesi bulunuyor. (Link) Burada da inanılmaz bir çeşitlilik söz konusu. Markanın belirttiğine göre web sitelerinde 9000’e yakın farklı içki bulunuyor!


Royal Mile Whiskies

Royal Mile Whiskies ilk olarak 1991’de Edinburgh’da açılmış. Zamanla viski severler arasında büyük bir üne kavuşan dükkan, Whisky Magazine tarafından 2003 yılından beri tam 8 kez yılın en iyi viski dükkanı seçilmiş.

Londra’daki dükkan ise 2002 yılında açılmış. Whisky Exchange kadar şaşalı olmasa da, Royal Mile Whiskies, oldukça sempatik ve yüzlerce çeşit viski bulabileceğiniz bir viski dükkanı. Dükkanda aynı zamanda farklı içki ve puro çeşitlerini de bulabilirsiniz.

Royal Mile Whiskies, Blommsbury Sokağında yer alıyor. (Tam adres için)

Daha çok bilgi için internet sitelerine göz atabilirsiniz.


Gerry’s Wines & Spirits 

Soho’da bulunan Gerry’s Wines and Spirits, viskiye ek olarak birçok farklı likör, şarap, absinthe ve mezcal gibi değişik içki türlerini de bulabileceğiniz bir dükkan. (Tam adres için)

Hatta Gerry’s Wines and Spirits’in, Birleşik Krallık’taki en geniş içki ve likör seçkisine sahip dükkanı olmak gibi bir iddiası bulunduğunu da belirtelim. Daha fazla bilgi için: www.gerrys.uk.com


Cadenshead’s Whisky Shop

Eğer Londra’da viski alışverişi yapmak istiyorsanız, Cadenshead’s Whisky Shop mutlaka uğramanız gereken yerler arasında bulunuyor. Marylebone’de yer alan Cadenshead’s Whisky Shop’un, İskoçya, İtalya, Almanya, Danimarka, ve İsviçre’de de şubeleri bulunuyor.

Oldukça sıcak ve samimi bir atmosfere sahip dükkan aynı zamanda hizmet olarak da gerçekten çok başarılı. Arkadaş canlısı ve fazlasıyla bilgili çalışanlar ile dilediğiniz kadar viski muhabbeti yapabilirsiniz.

Bu arada, Cadenshead’s tarihinin 1800’lü yıllara kadar dayandığını ve İskoçya’nın en önde gelen şişeleyicilerinden biri olduğunu da belirtelim.

Cadenshead’s Whisky Shop’da yüzlerce bilindik viskiye ek olarak ender ekspresyonlar ve markanın kendi şişelemelerini de deneyebilirisiniz.

Cadenshead’s’e gitmeden önce web sitelerine bakmanızda fayda var. Çünkü burada ilginizi çekebilecek çok kaliteli tadımlar organize ediliyor.


Diğerleri

  • Radio Rooftop Bar – Harika bir manzara, müthiş bir rooftop bar.
  • The Connaught – Coburg Bar – Connaught Otelinde bulunan Coburg Bar çok şık ve sakin bir bar.
  • American Bar – Dünyanın en iyi barları arasında gösteriliyor. Özellikle klasik kokteyller ve amerikan viskileri konusunda çok iddialılar.
  • The Athenaeum Hotel Bar – Kaliteli ve klas bir otel barı.
  • The Vintage House – Londra’nın en eski viski dükkanlarından biri. Stoklarında 1,300’ü aşkın viski bulunuyor.

Scotch Malt Whisky Society

Londra’dan bahsederken Scotch Malt Whisky Society’e (SMWC) değinmemek olmaz.

SMWC’nin hikayesi 1970’li yıllarda Philipp Hills isimli bir gencin arkadaşları ile beraber ufak viski tadımları yapmasıyla başlıyor. Bu ufak grup zamanla büyüyor ve artık şişe yerine viski damıtımevlerini ziyaret ederek fıçılar almaya ve tatmaya başlıyorlar.

Tadım grubunun ve tattıkları viskilerin ünü yavaş yavaş yayılıyor. Grup 1983’te SMWC adını alarak kurumsal bir organizasyona evriliyor.

SMWC grubu ilerleyen yıllarda aldıkları fıçılarla kendi şişelemelerini yaparak satmaya başlıyor. Burada elde edilen gelirler ile de SMWC tadım yapabileceği yerler almaya başlıyorlar. İşte bu yerlerden biri de Londra’da bulunuyor. (Adres bilgisi için)

Sadece SMWC üyelerinin girebileceği bu özel bar, çok özel şişelere ev sahipliği yapıyor. SMWC’nin her bir şişesinin üzerinde bir numara yer alıyor.

Bu numaranın ilk rakamı damıtımevini, ikinci rakamı ise hangi fıçıdan olduğunu belirtiyor. Numaraya ek olarak, şişede bir de viskini karakterini anlatan ufak bir açıklama bulunuyor.

SMWC hakkında detaylı bilgi için web sitelerine göz atabilirsiniz. (Link)


Bu yazı ilginizi çektiyse;

Farklı şehirlerdeki viski barlarını anlattığım diğer yazılarıma göz atabilirsiniz!

Bir Yorum Yazın