Her konuda olduğu gibi viski için de oluşmuş bazı genellemeler ve klişeler bulunur. Bu genellemelere genellikle bilgi eksikliği olduğunda başvurulur.

Ne yazık ki, genellemelerin birçoğu doğruluktan çok uzaktır ve bizleri yanlış yönlendirir. Her söylediğinde de “klişe” yorumlar olmaktan öteye geçemezler.

Bu yazıda tadımlarda, arkadaş ortamlarında hatta viski eğitimlerinde sıkça söylenen ve artık akıllara yer etmiş bazı klişe cümleleri paylaşarak aslında bunların ne kadar yanlış olduklarını vurgulamak istiyorum.


1. Pahalı viskiler daha iyidir.

Bir viskinin fiyatı bizlere viskinin kalitesi veya lezzeti hakkında bilgi vermez.

Birçok üründe olduğu gibi viskide de fiyatı belirleyen bir sürü faktör vardır. Üretim maliyetleri, marka konumlandırması, rekabet, üreticinin hedefi (yüksek kar marjı, sürümden kazanmak vb.), ürünün dağılımı, hedef kitle gibi faktörler bunlardan sadece birkaçı. Fiyata etki eden bunca faktör varken yüksek fiyatlı viskilerin daha iyi olduğunu söylemek oldukça yanlış bir çıkarım olacaktır. 

Basit bir örnekle durumu daha iyi açıklayalım:

Bildiğiniz üzere viskilerin olgunlaştırılmasında değişik tiplerde fıçılar kullanılıyor. Özellikle son yıllarda, Şeri fıçılarda (tatlı ve yüksek alkollü bir İspanyol şarabı) olgunlaştırılan viskiler oldukça revaçta. Şeri fıçıların en büyük özelliği viskiye kuru meyve notaları kazandırmaları ve normal meşe fıçılardan yaklaşık 10 kat daha pahalı olmalarıdır.

Photo Credit: http://www.scotchmaltwhisky.co.uk/

Bu nedenle, üretiminde şeri fıçı kullanılmış viskiler aynı kategoride yer alan ve standart fıçılarda olgunlaşmış viskilerden genellikle daha pahalıdır. Şeri fıçıda geçirilen süre ile viski daha kaliteli/iyi bir hale geldi mi? Kuru meyve notalarını seven birine göre evet,  fakat sevmeyen birine göre de hayır. Kısacası, tartışmaya oldukça açık…  

Lezzetli/lezzetsiz, iyi/kötü, kaliteli/kalitesiz gibi kavramlar göreceli kavramlardır. Pahalı bir viski yerine, uygun ve standart bir ekspresyonu çok daha fazla lezzetli, kaliteli veya keyifli bulmanız gayet olasıdır.

Kendimden örnek verirsem, Johnnie Walker Black Label, Teacher’s, Monkey Shoulder, Famous Grouse Smoky Black ve Islay Mist benim çoğu zaman birçok daha pahalı viskiye tercih edeceğim viskilerdir.


2. Yaşlı viskiler genç viskilerden daha iyidir.

Olgunlaşma süreci viski üretiminin en önemli aşamalarından biridir, çünkü viskiler tat karakterlerinin büyük bir kısmını fıçılardan elde ederler. Fıçının türü, olgunlaşma süresi ve lokasyonu gibi faktörler tat üzerinde büyük rol oynarlar. 

Fıçıda daha uzun yıllar geçiren yaşlı viskilerin genç viskilerden “genellikle” daha iyi olduğu söylenir. Bunun nedeni olarak, bu süre zarfında viskinin daha olgun ve dengeli bir karaktere bürünmesi ve fıçılarda bulunan yoğun aromaların fıçı içindeki viskiye iyice nüfus etmesi gösterilebilir.

Fakat, işte burada yine damak tadı devreye giriyor. Nitekim uzun yıllar olgunlaşmış viskiler yerine daha dengesiz, vahşi veya hafif viskileri daha çok seviyor olabilirsiniz…

Peki, “Viski fıçıda ne kadar uzun olgunlaşırsa o kadar zengin ve dengeli olur” diyebilir miyiz? Bu genelleme de bizi pek doğru yönlendirmez, çünkü fıçıdan gelen meşe aroması bir süre sonra viskinin ana karakterini bastırmaya başlar. Bu durum da ben de dahil birçok viski tutkununun hoş karşılamayacağı bir durumdur.


3. Viski erkek içkisidir.

Sadece viski için değil rakı, şarap veya bira için de “erkek içkisidir” ya da “kadın içkisidir” gibi yorumları sıkça duyarız. Fakat durup bir düşündüğümüzde bu yorumların altında pek mantıklı sebepler yatmadığını görebiliriz.

Eğer içkiler arasındaki ayrımın sebebi alkol oranından kaynaklanıyor diye düşünüyorsanız, “Erkek içkisi” biranın alkol oranı %4-7 iken, “Kadın içkisi” şarabın ortalama alkol oranı %12-15 olduğunu hatırlatalım.

Viski özelinde konuşmak gerekirse; kadınların sektörde oldukça önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Üretim, satış, pazarlama, yönetim veya marka temsilciliği gibi sektörün her alanında görevlerini başarıyla yapan bir sürü kadın viski tutkunu bulunmaktadır.

Hatta bu sene üretime başlayan İşkoçya’nın ilk organik damıtım evi Ncn’ean‘nin de başarılı bir iş kadını olan Annabel Thomas’ın fikri olduğunu söylersek, kadınların sektördeki önemini ve sektöre nasıl yön verdiklerini daha iyi göstermiş oluruz.


4. Viskiye buz koyulmaz!

“Viskiye buz koyulmaz, viski dediğin sek içilir…”

Eğer viski içilen ortamlarda bulunuyorsanız, bu cümleyi mutlaka duymuşsunuzdur. Sahne şu şekildedir: Viskiyi soğuk içmeyi seven viski sever buz dolu kadehine yavaşça içkisini koyarken, aniden başka bir viski sever çıkagelir ve kendinden emin bir şekilde Viskiye buz koyulmaz, viski dediğin sek içilir” der. Bu lafı takiben de doğru bir yanıtı olmayan ve asla bitmeyecek bir tartışma başlar, Viskiye buz koyulur mu, koyulmaz mı?…

Aslında bu soruya cevap oldukça kısa ve nettir: Viski nasıl istiyorsanız öyle içilir!

Viskiyi sadece buz ile değil, değişik meşrubatlar ile de tüketebilirsiniz. Bu konuda dünyanın dört bir yanında farklı örnekler görmek mümkün. Japonya’da bol buz ve soda ile, Çin’de yeşil çay ile, Brezilya’da ise hindistan cevizi suyu ile…

“Viskiyi buzlu içmek ile sek içmek arasındaki farklar nelerdir, viskiye buz koyulduğunda viskide ne gibi tepkimeler olur, birkaç damla su ile viski keyfiniz nasıl artar” gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız, bu konuda daha önce yazmış olduğum yazıyı okuyabilirsiniz. (Yazı için link)


5. Viski zengin içkisidir.

Evet, viskinin diğer alkollü içeceklere kıyasla biraz daha pahalı olduğu bir gerçek. Fakat, bu viskiyi zengin içkisi yapmıyor. 

“Viski zengin içkisidir” algısının oluşmasında hiç kuşkusuz dizi ve filmlerin rolü çok büyük. Nitekim, sadece Hollywood filmlerinde değil, Yeşilçam sinemasında bile viskiyi genellikle fabrikatörlerin ya da havalı karakterlerin şömine başında tükettiği pahalı bir içki olarak gördük… Hal böyle olunca, yıllar içerisinde bu algının oturması çok normal.

Piyasada pahalı viskiler olduğu gibi, her bütçeye uygun ve oldukça kaliteli viskiler de bulunmaktadır. Bu nedenle, yapmanız gereken tek şey bütçenize ve damak tadınıza uygun olan viskileri bulmaktır.


6. Single Malt viskiler harmanlardan daha iyidir.

Bu cümle de tadımlarda ve arkadaş sohbetlerinde sıkça duyulan bir cümledir: “Single malt viskiler en iyisidir”

Bu iddiayı çürütmeme izin verin.

Harman viskiler Dünya viski tüketiminin 92%’sini oluşturur ve her harman viski muhtemelen aralarında sizin de en sevdiğiniz markalardan birkaçının bulunduğu 15 ila 40 arasında malt viskiyi içerisinde barındırır. Üstelik bu viskiler, viski sektöründe belki de en prestijli ünvana sahip olan baş harmancılar tarafından özenle seçilir.

Eğer bir viski sever olarak, harman viskilere karşı ön yargı duyuyor ve sadece malt viski tüketiyorsanız, çok şey kaçırıyorsunuz demektir…

Unutmayın, birçok harman viski merkezinde belli bir single malt viskiyi barındırır. Bu da demektir ki, harman viskiler ile sevdiğiniz maltların notalarına çok daha uygun fiyata erişebilirsiniz. 

Harman viskiler hakkında daha detaylı bilgi almak için daha önce yazmış olduğum “Harman Viskiler & Viski Harmanlama Sanatı” yazısına göz atabilirsiniz.

Harmanların merkezlerinde yer alan maltlardan bazıları şu şekildedir:

Chivas Regal’de Strathisla, Johnnie Walker’da Cardhu, White Horse’de Lagavulin, Famous Grouse’da Highland Park ve Macallan, Teacher’s’da Ardmore, Dewar’s’da Aberfeldy ve Cutty Sark harmanının merkezinde de Glenrothes yer alır.


Bu yazı ilginizi çektiyse;

Viski hakkında temel bilgiler…

Tüm viski türleri hakkında genel bilgiler…

Tüm viski tadım notları…

Bir Yorum Yazın