Geldik “Viski Yatırımcılığı” yazı dizimizin 6. ve son yazısına. Güneş Aydoğan’ın kalemiyle bugüne kadar viski yatırımcılığı nedir, viskinin sahtesi nasıl ayırt edilir, hangi tip viskiler yatırıma daha uygundur gibi temel sorularla size bu dünyayı tanıtmaya çalıştık. Tüm bu konuların ötesinde, herkesin aklında daha sonuç odaklı bir soru olduğuna eminim: “Çok güzel anlatıyorsunuz da; biz şimdi bu şişeyi alalım mı, almayalım mı?”

Bu yazımızda sorunuzun cevabına sizi bir adım daha yaklaştıracak bazı tavsiyelerde bulunacağız. Umarım bu tavsiyelerle de birlikte ister yatırımcı, ister koleksiyoner olarak kendi yolunuzu çizmenizde bir nebze katkımız olur. Hazırsanız başlıyoruz:

Yazıya başlamadan önce eğer hala okumadıysanız önceki “Viski Yatırımcılığı” yazılarına mutlaka göz atın. Tüm yazılara buradan ulaşabilirsiniz.


Viski Piyasasına Hakim Olmak

Viski ile ilişkiniz ister sadece içmek boyutunda olsun, isterseniz bu ilginizi bir adım daha ileri taşıyarak bir koleksiyoner ya da yatırımcı olma yolunda ilerleyin, en önemli şey baktığınız rafların sizin için bir şey ifade etmesidir. Viski kültürüne aşinalığınız ne kadar artarsa, o karışık raflarda nerelere bakacağınızı bulmak o kadar kolay olur. Hangi viskinin nispeten daha özel olduğunu anlamak için damıtımevlerinin ana ekspresyonlarını bilmeniz, tarzlarından haberdar olmanız gerekir. Viski ile ilgili ne kadar fazla şey bilirseniz önünüzde duran iyi bir fırsatı kaçırmanız da o kadar zor olacaktır.

Photo Credit: thewhiskyexchange.com

Temel viski kültürünün ötesinde sektörel haberleri takip etmek de çok kritik bir adımdır. Hangi marka kaçıncı yılına özel hangi ekspresyonu çıkarmış, kaç adet çıkarmış, deneyenler ne demiş gibi sorulara cevap bulmak buradaki fırsatlar konusunda sizi bir adım öne çıkaracaktır. Bu haberlerin dışında hangi marka hangi ekspresyonunu pazardan çekiyor, hangi marka şişelemesini yeniliyor gibi haberler de size fırsat alanları sağlayacaktır.

Fırsat Nerelerde Karşımıza Çıkar?

Öncelikle tabii ki bu sorunun cevabı ‘viski satılan her yerde’ olabilir. Ama gerçekçi olmak gerekirse herhangi bir süpermarketin yeni dizilmiş raflarında çok iyi bir fırsat yakalamanız pek mümkün olmayacaktır. Gerçekten iyi bir fırsat yakalayabileceğiniz yerler genelde havaalanları, damıtımevleri ve özellikle İskoçya ve İngiltere gibi ülkelerdeki içki mağazaları olarak sayılabilir.

Özellikle damıtımevleri ve havaalanları bazı serilerin yalnızca buralarda satışa sunulması ile ön plana çıkan noktalar. Damıtımevlerinin bir özelliği de, çok özel bazı serilerin bekleme listesi veya “ilk gelen alır” usülü fiziken damıtımevlerinden satılması. Bu sebeple, coronadan fırsat bulup da seyahat edebileceğimiz zamanlar için, havaalanlarına biraz erken gidip, özellikle “Travel retail exclusive” viskilere göz gezdirmenizi tavsiye ederim.

Photo Credit: blog.distiller.com

Yine bir noktada mümkün olup da damıtımevlerini ziyaret etmeyi düşünenlere de mutlaka hazırlıklı gitmelerini, gittiklerinde mağaza iyi bir inceleme yapmalarını öneririm. İçki mağazalarına gelince; ben gittiğim her ülkede özellikle küçük içki mağazalarını ziyaret etmeye çalışıyorum. Buralar, özellikle Avrupa’da, raflarda çok önceki senelerden kalmış, kıymeti bilinmeyen şişeler konusunda beklenmedik fırsatlar sunabiliyor insana.

Diyelim ki sizin de rafların arasında değerli olabileceğini düşündüğünüz bir viski dikkatinizi çekti. Şimdi ne yapacaksınız?

Online Müzayede Dünyası

Şişemizi seçtikten sonra önemli bir kısma geliyoruz: fiyat! Bu durum aynı hisse senetlerinde olduğu gibi, bir hisse senedi iyi bir yatırım mıdır yoksa kötü mü?

Bu soru asla fiyattan bağımsız düşünülemez. Yeterince ucuzsa her şişe fırsattır. Peki alakasız bir şehrin bir viski dükkanında nasıl bileceksiniz bu şişeye bu para verilir mi? Çok basit! Hemen internetinizi açıp bir online içki müzayede sitesine giriyorsunuz. Benim tercihlerim WhiskyAuctioneer ve WhiskyHammer.

whiskyauctioneer.com

Bu siteler, daha önceki yazılarda da bahsettiğimiz üzere, viskilerin el değiştirmesi için güzel platformlar olmakla beraber fiyat bilgisi sağlama konusunda da oldukça faydalı. Bu siteler üzerinden elinizdeki şişenin hangi fiyatlara alıcı bulduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Herhangi bir dönemde elinizdeki bir şişenin buralarda alınıp satılmamış olma olasılığı çok düşük. Elinizdeki şişeyi en güncel müzayededeki fiyatla kıyaslayıp bir fırsat mı yakaladınız, yoksa kazıklanıyor musunuz rahatlıkla anlayabilirsiniz. Hatta vaktiniz varsa şişenin daha önceki dönem fiyatlarına sırayla bakarak fiyatlar artarak mı gelmiş, azalarak mı gelmiş, yoksa pek bir hareket olmayan çok sıradan bir şişe mi bunun kontrolünü de yapabilirsiniz.

Ayrıca online müzayede sitelerini iyi bir fırsat yakalayabileceğiniz yerler listesine de ekleyebiliriz, ancak buralardan kârlı çıkabilmek için gerçekten viskinin gelecekteki fiyatı ile ilgili iyi bir fikre sahip olmanız gerekiyor.

Flipper nedir, nasıl olunur?

Viski dünyasında çok sık kullanılan bir terim olmayan “flipper” sözcüğü özellikle saat dünyası meraklıları tarafından Rolex’lerin fiyatını tavana vurduran kitle olarak akıllarda yer etmiş olabilir. En temel anlamıyla “bir şeyi alıp satan, el değiştiren kişi” anlamına gelen flipper, bu bağlamda biraz daha farklı bir anlamda kullanılıyor. Arzı kısıtlı olan lüks tüketim ürünleri için, bunu Rolex’in çelik saatleri veya bizim durumumuzda bir damıtımevinin 300 adet ürettiği çok özel bir viski olarak düşünebilirsiniz, flipper bir şekilde bu ürünü sıfır olarak temin etmeye başaran ve kullanmak yerine ikinci el pazarda daha pahalıya satan kişiler için kullanılan bir tanımlama. Kavramı yerli yerine oturtmak adına bir önceki yazımızda da söz verdiğimiz üzere Macallan Genesis’in piyasada nasıl el değiştirdiğine bakabiliriz.

Photo Credit: luxatic.com

Yunanca’da “başlangıç” anlamına gelen Genesis aynı zamanda Macallan’ın Ağustos 2018’de yeni açtığı damıtımevi şerefine 2500 adet ürettiği ekspresyonuna verdiği isim. Bu şişelerden 360 tanesi damıtımevinde “ilk gelen alır” yöntemi ile satışa çıkarılırken geri kalanlar dünyanın çeşitli yerlerindeki havaalanlarına gönderilmişti. Damıtımevi satışında bu şişeden bir tanecik olsun almak isteyen viski severler o kadar uzun kuyruklar oluşturmuştu ki, polis araçların trafiği kapattığı gerekçesiyle olaya müdahale etmişti.

Photo Credit: Robb Report

O gün damıtımevinde 450 Pound’a satılan şişe, bir hafta geçmeden WhiskyHammer’da tam 10 katı fiyatına alıcı bulmuştu! İşin komik yani, o sırada hala bazı havaalanlarında bu viskiyi orijinal satış fiyatına almak mümkündü. Yani o gün viskiyi damıtımevinden alan flipper kardeşim üç günde tam %900 kâr sağladı. Peki sonra ne oldu? Olayın heyecanı ile verilen bu fiyatlar zaman içinde abartılı bulunmuş olacak ki, fiyat 2 sene sonra bugün 1250 Pound civarlarına kadar geriledi. Dikkat ederseniz ilk elden almayı başaranlar hala kârda.

Flipperdan şişeyi satın alan kişi için de “viski nasıl içilir?” sorusuna “bir bardak soğuk suyla” cevabını verebiliriz. Peki bu hikayeden ne ders çıkarmalıyız? Özel bir şişe peşindeyseniz, ya birinci elden temin etmenin bir yolunu bulun, ya da ikinci el piyasasında fiyat oturana kadar bekleyin, sakın flipperlardan satın almayın. Buradaki mağduriyet öyle boyutlara ulaşmış durumda ki, WhiskyHammer gibi siteler bu özel üretim viskilerin piyasaya sürüldükleri ilk yıl içinde kendi platformları üzerinden satılmasına izin dahi vermiyor. Yani flipper olabiliyorsanız olun, ama flipper kurbanı olmayın.

Türkiye’de viski yatırımcılığı yapılır mı?

Yazımıza ve yazı dizimize son vermeden akıllarda kalmış olabilecek bu soruya da bir cevap vermeden geçmek olmaz. Türkiye gerek viski dünyasının merkezine fiziksel uzaklığı, gerek gümrük problemleri, gerekse kurdan dolayı düşen alım gücü gibi sebeplerle maalesef viski yatırımcılığı konusunda çok parlak bir ülke değil. Aynı zamanda regülasyonel problemler ve içki ile ilgili genel toplumsal algı da maalesef bu işlerin profesyonelleşmesine pek zemin sağlayacak durumda değil.

Türkiye’de bugün viski koleksiyonerliği ve yatırımcılığı konusunda el değiştirme genelde Facebook veya Whatsapp grupları üzerinden yapılıyor. Bunların yasal bir zemine oturması bugünkü Türkiye şartlarında pek mümkün gözükmese de böyle bir ilginin olduğunu görmek sevindirici. Ayrıca bu ilginin her geçen gün arttığını söylemek de mümkün. Geniş kitlelerin ötesinde Türkiye’de bu alanlarda dünya çapında bilgi sahibi, çok iyi koleksiyonlara sahip insanlar olduğunu da biliyoruz.

Dolayısı ile enseyi karartmamak lazım, bakarsınız bizim de aramızdan Sotheby’s’te koleksiyonlarını satışa çıkaran viski severler çıkar. 😊 Biz de bu yazı dizisi ile bu kültürün gelişimine bir nebze katkıda bulunabildiysek ne mutlu bize. Slainte!


Bu yazı ilginizi çektiyse; “Viski Yatırımcılığı” yazı dizisinin diğer başlıklarına göz atmayı unutmayın…

Bir Yorum Yazın