“Viski Yatırımcılığı”, son dönemlerde viski literatüründe sıkça duymaya başladığımız ancak hakkında çok da bilgi sahibi olmadığımız bir kavram. Bu konuda sadece Türkçe değil, yabancı kaynakların da oldukça kısıtlı olmasından da yola çıkarak viski yatırımcılığı hakkında bilmeniz gereken her şeyi, ilginç hikaye ve örneklerle inceleyeceğimiz bir yazı dizisi hazırladık.

Bu yazı dizisini, viski ve yatırım konusuna özel olarak ilgi duyan, veviski vasıtasıyla tanıştığım arkadaşım Güneş Aydoğan kaleme aldı ve sağolsun çok ciddi araştırmalar yaparak yazdığı bu yazıları konuk yazar olarak veviski.com’da viski meraklılarıyla paylaşmak istedi.

Güneş’e bu katkısı için bir kez daha teşekkür ederim. Dilerim yazılarını sizler de benim gibi keyifle ve soluksuz bir şekilde okursunuz.


Viski Yatırımcılığı

Sanırım her viski sever “viski sıvı güneş ışığıdır” deyişini duymuştur. Son dönemlerde artan viski fiyatları ile birlikte artık bunu “viski sıvı altındır” şeklinde güncelleyebiliriz diye düşünüyorum. Eğer sizin de son zamanlarda bir Japon viskisinden eliniz yandıysa ne demek istediğimi anlayacaksınızdır. E bir yerde fiyatlar artar da yatırımcılar oraya el atmaz mı?

“Viski Yatırımcılığı” yazı dizisinde “viski yatırımcılığı nedir, ne tarz viskiler değerlenir, viskiye nasıl yatırım yapılır, viskinin de sahtesi olur mu?” gibi sorulara cevap vermeye çalışacağız.

Tabii bunu yaparken viskiye dair çok ilginç hikayelere de değineceğiz! Macallan bir fıçıdan nasıl 10 milyon dolar çıkardı? Kendi viskilerinin sahtesini satın alan damıtımevi hangisiydi? Glenlivet ve Macallan neden az daha mahkemelik oluyordu? Meşhur Port Ellen geri mi dönüyor? Talisker ile Macallan hiç aynı şirket çatısında buluştu mu? Eğer bu soruların yanıtlarını merak ediyorsanız bu yazı dizisini takip edin derim.

“Viski Yatırımcılığı” yazı dizisindeki konu başlıklarımız aşağıdaki şekilde olacak. Her bir yazıda bir başlığı inceleyeceğiz.

  1. En Kazançlı Hobi: Viski!
  2. Macallan’ın Yükselişi & Viskinin Kutsal Kasesi
  3. Bir Sahte Viski Hikayesi
  4. Hangi Damıtımevlerine Bakmalı?
  5. Özel Viskiler (Ve O Kadar da Özel Olmayanlar)
  6. İyi Bir Fırsat Yakalamak

O zaman yazı dizisinin ilk başlığı “En Kazançlı Hobi: Viski!” ile sizi baş başa bırakalım.


En Kazançlı Hobi: Viski!

Hobisinden para kazanan insanlara hep özenmişimdir. Hem sevdiğin bir şeyle uğraşacaksın, hem de para kazanacaksın, oh ne güzel. Bu düşünceler içinde uzun süre para kazanabileceğim bir hobim olmadığına inandım. Sonra bir gün fark ettim ki aslında dünyanın en çok kazandıran hobisi bendeymiş ama farkında değilmişim!

İngiliz danışmanlık şirketi Knight Frank’in Luxury Investment Fund (Lüks Yatırım Fonu) verilerine göre antika ve nadir viskiler son 10 senede tam 6 kat değerlendi. Bu değerlenme ile viski, en yakın rakibi klasik arabaları 3’e katlayarak dünyanın en çok kazandıran “hobi yatırımı” ünvanına sahip. Aslında bu oranla, viski pek çok geleneksel yatırım aracını bile geride bırakmış durumda.

Lüks Yatırım Fonu Getirileri, 2019

E biz sadece içiyorduk bu viskiyi? İşte herkes içmeyebiliyor. Özellikle son 10 yıldaki artışla beraber viski, yatırımcıların da ilgisini çeken bir mesele haline geldi. İngiltere’nin prestijli bankacılık grubu Lloyds Banking Group’un bir çalışmasına göre; her 6 özel bankacılık müşterisinden biri portföyünde en az bir hobi yatırımı bulunduruyor ve viski en çok tutulan 3 yatırım aracından biri (Diğer ikisi ise antikalar ve klasik arabalar).

Peki viskiye nasıl yatırım yapılır? Bunun için temel olarak iki yöntemden bahsedebiliriz. İlki viskiye henüz fıçıdayken yatırım yapmak. Bu şekilde viskinin fıçıda yıllanarak kazandığı değere ortak olabilirsiniz. İkinci, ve daha popüler olan yöntem ise talep gören şişelenmiş viskileri alıp, zamanla daha da değer kazanmasını beklemek. Burada anahtar kelime “talep gören”.

İskoçya’da Speyside bölgesine yaptığım bir damıtımevi turunda rehberim, özellikle son 5-6 senedir ziyaretçilerin çok arttığını, öncesinde yalnızca bir grup meraklının geldiğini söylemişti. Ben o ana kadar viskinin her zaman bu kadar popüler olduğunu zannediyordum. Son yıllarda viskiye artan bu ilginin ve talebin temel olarak iki sebebi olduğunu söyleyebiliriz: Yaygınlaşan sosyal medya mecraları ve “özellikle Çin’de” zenginleşen orta sınıf.

Bu kitle artan lüks saat fiyatlarından da sorumlu tutulur, o kadar kalabalıklar ki!

Artan taleple beraber tabii viski arzı da artamıyor ve bu dengesizlik özellikle yıl ibareli veya artık üretilmeyen viskilerde ciddi bir fiyat artışına sebep oluyor. Bu fiyat artışı bazen öyle noktalara varabiliyor ki, artık daha çok insan “ben bu viskiyi içmek yerine saklasam, ileride daha da değerlenir mi acaba?” diye yaklaşmaya başlıyor olaya.

Bu düşüncelerle beraber viski yatırım dünyasının özellikle son 20 yılda kıpırdanmaya başladığını görüyoruz. Tabii ki bundan önce de pahalı viskiler müzayedelerde el değiştiriyordu; ancak yatırımcılık meselesinin tüm viski severlerin radarına girmesi nispeten son 20, hatta son 10 yılda olmuştur diyebiliriz.

Son 10 yıllık dönemde artan yatırımcı talebini karşılamak için kurulan şirketlerin sahneye çıktığını ve giderek arttığını görüyoruz.

• Danışmanlık şirketleri: 2012’de Rare Whisky 101’in kurulmasıyla beraber İskoçya ve İngiltere’de yaygınlaşan bu şirketler, satıcılar için viskilerin değerlemesi, gerçekliğinin kontrol edilmesi, lojistiğinin ayarlanması gibi işler yaparken; alıcılar için de koleksiyon şişelerinin bulunması, uygun fiyatlı şişelerin belirlenmesi gibi hizmetler veriyor.

• Yatırım şirketleri: Fıçı veya şişelenmiş viskiye yatırım yapan bu şirketler, yatırımın nispeten halka yayılmasını sağlıyor. Bu kategoride ilk olarak 2014’te Hong Kong’da kurulan “Platinum Whisky Investment Fund”ı görüyoruz. Bu fon, 50 kişilik kapalı bir grup olarak gerçek bir yatırım fonundan öte arkadaş arasında bir durum olarak görülebilir.

Yine 2014’te WhiskyInvestDirect ile yatırımcılar belli damıtımevlerinde yıllanmakta olan fıçılara yatırım yapabilir hale geliyorlar.

Esas açılımı sağlayan fon ise 2018 yılında İsveç’te kuruluyor. İlk regüle viski fonu olan “The Single Malt Fund” şişelenmiş viskilere yatırım yapıyor ve fonun payları halka açık bir şekilde alınıp satılabiliyor. Giriş miktarı 100,000 dolar olsa da bu fonun viski yatırımcılığını daha geniş kitlelere yaymak için ilk adım olduğunu söyleyebiliriz.

• Online Müzayede Siteleri: Viskinin yatırım aracı olarak daha büyük kitlelere ulaşmasında en büyük payın bu gruba ait olduğunu söyleyebiliriz. İnternetin de yaygınlaşması ile beraber artık insanlar ellerindeki viskileri bu platformlar üzerinden satışa çıkarabiliyorlar.

Bunun öncesinde klasik müzayede salonlarında küçük yatırımcıların nispeten ucuz viskilerini satışa sunması mümkün değildi. Bu siteler üzerinden artık viski severler 50 dolarlık viskileri için bile alıcı bulabiliyorlar. (Bu platformlar arasında benim favorim 2013’te kurulan WhiskyAuctioneer.com)

Tüm bu gelişmeler bir yana, viski yatırımı meselesinin bugün ana akım medyaya haber olacak düzeye gelmesinde 2018 yılında Dubai’de 1.2 milyon dolara satılan 2 şişe Macallan’ın yeri ayrıdır. Bu iki şişeyi ve devamında yaşanan olayları merak edenleri bir sonraki yazımıza alalım.

Le Clos – Dünyanın en pahalı viskileri

Bu bölümü kapatmadan önce viski yatırımcılığı ile ilgili küçük bir parantez açmak istiyorum. Özellikle son yıllarda yatırımcı kitlesinin iyice büyümesi ile bazı viski severler bu zihniyetin sektöre zarar verdiğini savunmaya başladı. Viskinin, tadı çıkarılacak bir içki olmaktan çıkıp alınıp satılan bir mala (commodity) dönüşmesi öyle noktalara vardı ki bazı viskiler içilmez, sadece saklanır hale geldi.

Örneğin; 2013 yılında piyasaya sürülen 52 yıllık Karuizawa 1960. En eski Japon viskilerinden biri olan bu şişeden yalnızca 41 adet üretilmiş ve söylenenlere göre şu ana kadar yalnızca 3 şişesi açılmış. Tabii bizden habersiz açıp içen başkaları olduysa bilemiyoruz. İşte bu noktada artık bazı viski severler “içilmeyecekse ne işe yarayacak?” diye sorabiliyorlar doğal olarak.

Japon güzeli Karuizawa 1960

Viski yatırımcıları ise bu sürecin normal bir akışın devamı olduğunu, hatta bazı noktalarda suçlanacak biri varsa bunun arzı özellikle kısan damıtımevleri olması gerektiğini söylüyorlar.

Ben viski ile ne yapılacağı konusunda kararın sahibine ait olduğunu düşünüyorum. İsteyen içer, isteyen saklar, isteyen camları silerken kullanır. Siz ne düşünüyorsunuz?

Güneş Aydoğan


Viski Yatırımcılığı yazı dizisi devam edecek. Bir sonraki başlığımız “Macallan’ın Yükselişi” olacak. Takipte kalın!

Bir Yorum Yazın