Güneş Aydoğan’ın kalemiyle “Viski Yatırımcılığı” yazı dizisinde 4. başlığımız “Hangi Viskileri Takip Etmeli?”. Bu yazıda viski yatırımcılığı dünyasında hangi ülkelere, markalara ve viski türlerine odaklanılması gerektiğinden bahsedeceğiz.

Yazıya başlamadan önce eğer hala okumadıysanız önceki yazılarına mutlaka göz atın. Tüm yazılara buradan ulaşabilirsiniz.


Hangi Viskileri Takip Etmeli?

Viski yatırımcılığının, bu işten para kazanmak istesin istemesin, tüm viski severler için ilgi çekici bir konu olduğunu düşünüyorum. Ancak bu yazıya kadar artan bir iştahla geldiyseniz, muhtemelen aklınızda bu işten nasıl para kazanabileceğinize dair birtakım sorular oluşmaya başlamıştır.

Merakınızı gidermek adına bu yazımızda 3 soru ile viski yatırımcılığının “temel analiz”ini yapmaya çalışacağız. Amacımız, henüz spesifik ekspresyonlara geçmeden, dikkatinizi ne tarz viskilerde yoğunlaştırabileceğiniz ile ilgili bir fikir vermek.

Ufak bir uyarı: Burada bahsedilen viskiler, son yıllarda İngiltere müzayede piyasasında görülen fiyat ve hacim değişimlerine dayanarak değerlendirilmiştir. Dolayısı ile bu yazıdan ‘bazı viskiler diğerlerinden daha kalitelidir’ diye bir anlam çıkartmamak gerekir.

Hazırsanız başlayalım…

1 – Hangi tip viskiler?

3 sorumuz içinde en az tartışma yaratacak olanı budur diye düşünüyorum. Çok derin analizlere girişmeden bile bu soruya net bir cevap vermek mümkün gibi gözüküyor: Single Malt’tan şaşmayın!

Single Malt kategorisini vurguluyoruz ama bu demek değil ki diğer viskiler (Örneğin Blended yani Harman viskiler) hiç değer kazanmaz. Çok özel şişeler tabii ki her viski tipinde bulunabilir. Ancak müzayede alım satımlarına ve danışmanlık şirketlerinin takip ettiği markalara baktığımızda karşımıza çıkan viskilerin hemen hepsi Single Malt viskiler.

İskoç danışmanlık şirketi RareWhisky 101’in 2019 raporunda Blended Malt üreten markalardan neredeyse hiç bahsedilmediğini söyleyebiliriz. Raporda yalnızca Single Grain viskilere dikkat çekilmiş; ancak 2019 yılında açık arttırmalarda satılan Single Malt sayısı, Single Grain viskilerin tam 80 katı! Sadece bu rakama bakarak bile single malt’ın viski yatırımı için temel tip olduğunu söyleyebiliriz.

2 – Hangi ülke viskileri?

Uzun yıllar boyunca viski denince akla gelen 2 ülke vardı: İskoçya ve Amerika. Özellikle viski yatırımcılığı konusunda İskoç viskilerinin uzun dönem piyasanın tek hakimi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak son yıllarda artan ilgiyle gözlerin bu viskiler ile beraber Hindistan, Japonya ve Tayvan gibi farklı ülke viskilerine kaymaya başladığını görüyoruz. Bunlar arasında özellikle Japon viskileri artan fiyatlar ve bulunamayan şişeler ile ilgiyi üzerinde toplamış durumda. Peki Japon viskileri, yatırımcı bakış açısı ile İskoç viskilerine yetişebildi mi dersiniz?

Bu soruyu cevaplamanın birden fazla yolu var. Bakabileceğimiz ilk metrik son yıllarda hangi ulusun viskilerinin daha çok değer kazandığı. Rare Whisky 101, Japon viskileri ile ilgili çalışmasını 2015 yılının başlarına dayandırıyor. İskoç viskileri için ise bu süre çok daha gerilere gidiyor. Karşılaştırmayı Japon viskilerinin radara girdiği 2015 yılından başlatırsak; Japon viskileri endeksinin %300 değerlenmesinin karşısında bu oran ikonik İskoç viskilerinde %120, nadir İskoç viskilerinde ise %180 olarak karşımıza çıkıyor. Yalnızca bu bakış açısı ile son dönemlerde Japon viskilerinin daha iyi bir yatırım aracı olduğu sonucuna varılabilir.

Ancak değerlendirme yaparken tüm odağı değer kazanma üzerinde toplamak doğru olmaz. Özellikle çok özel viskilere erişimi kısıtlı küçük yatırımcılar için piyasa derinliği de önemli bir metrik. Çok özel 4-5 şişenin çok fazla değerlenmesi her zaman pazarın bütününü ilgilendiren bir durum olmuyor.

Japon viskileri, şu an müzayedelerde alınıp satılma hacmi olarak İskoç viskilerinin çok gerisinde. Tabii bunda Japon viskiciliğinin ne kadar geçmişe dayandığı, üretim hacmi gibi konular da etkili; ancak bu günün sonunda İskoç viskilerinin daha erişilebilir ve çeşitli olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ayrıca ulaşılan en yüksek fiyatlara baktığımızda da Japon viskilerinin henüz Scotch’lar seviyesine çıkamadığını söylemek mümkün.

Şu ana kadar satılan en pahalı Japon viskisi bu senenin mart ayında Londra Sotheby’s’te 435,000 dolara alıcı bulan 52 yıllık bir Karuizawa. (Bu şişeyi ilk yazımızdan hatırlayanlar olacaktır, henüz okumayanları buraya alabiliriz). En pahalı İskoç viskinin ise 1.9 milyon dolara satıldığından ikinci yazımızda bahsetmiştik. (O da buradan) Macallan’ın 400,000 dolar seviyelerine farklı ekspresyonlarıyla ulaştığını, bu fiyatlara yakın seviyelerde satılan Dalmore, SpringBank gibi başka Scotch’lar da olduğunu dikkate alırsak rekor fiyatlarda İskoç viskilerinin daha önde olduğunu söyleyebiliriz.

Bu noktalardan hareketle benim kişisel tavsiyem, öncelikle İskoç daha sonra Japon viskileri piyasasını takipte olmak.

3 – Hangi damıtımevleri?

Bu soruya en basit şekliyle “hangi damıtımevinin viskileri daha çok değerleniyorsa en iyisi odur” gibi düz bir cevap verebiliriz. Ancak 2019 yılı listesine baktığınızda sonuç sizin için şaşırtıcı olabilir.

Eminim pek çok kişi geçen senenin en çok kazandıran 5 damıtımevinin en az 1-2’sinin adını daha önce duymamıştır: Springbank, Rosebank, Brora, Ben Wyvis ve Jillyloch. Bu listedeki damıtımevlerinin nispeten az bilinmesi ve çok değerlenmesi aslında aynı sebepten kaynaklanıyor.

Springbank hariç takip eden 4 marka “Silent distillery” dediğimiz şu anda üretim yapmayan damıtımevlerine ait. Bu damıtımevlerinin artık üretim yapmaması, dolayısı ile arzın tükenmiş olması fiyatları doğal olarak yukarı çekiyor. Ancak bu durum artık piyasaya yeni bir ekspresyon sürülmeyeceği anlamına gelmiyor.

Örneğin; Islay’nın meşhur damıtımevlerinden biri olan Port Ellen kapılarını 1980’lerde kapatmış olsa bile viski stokları bugün içki devi Diageo tarafından tutuluyor ve dönem dönem yeni ekspresyonlar piyasaya sürülüyor (Nisan 2019’da 39 yıllık bir Port Ellen yaklaşık 6000 dolara satışa sunuldu).

Ancak stok sahibi kapalı damıtımevleri için bile her yeni ekspresyon bu stoğun sonuna yaklaşmak anlamına geliyor, bu da özellikle meşhur damıtımevleri için fiyatları yukarı çekiyor. Burada küçük bir parantez açalım, Diageo kapalı damıtımevlerinden Brora ve Port Ellen’ı 2021 yılında tekrar açmak için bir başvuruda bulundu. Bu durumun fiyatları nasıl etkileyeceği ise bir soru işareti…

Çıkan ekspresyonların karakter olarak eski Port Ellen’ları aratmasıyla piyasa daha da yükselebilir, veya artık marketlerde sık sık Port Ellen görüyor olmak marka algısında bir bozulmaya yol açabilir, bekleyip göreceğiz. Tabii marketlerde Port Ellen görmek için çok da acele etmemek lazım.

Diageo ilk ekspresyonun bir 12 yıllık olmasını planlıyor. Bu da demek oluyor ki şişeleri elimize ancak 2033 yılında alabileceğiz.Ben açılışı takiben özel bir non-age serinin çıkmasını bekliyorum (veya açılışa özel eski stoklardan özel bir seri de çıkarabilirler), böyle bir durumda alabilenler için çok iyi bir yatırım olacaktır.

E peki bizim bildiğimiz markalara ne oldu? Macallan yatırım piyasası için o kadar da önemli değil miymiş? İşte burada yalnızca fiyat değişikliklerine bakmak bizi bu yanılgıya sürüklüyor. Macallan, geçen senenin listesinde ilk 10’da yok. Ancak geçen sene müzayedelerde oluşturulan satış hacminin neredeyse %40’ı Macallan viskilere ait!

Demek ki yalnızca değerlenmeye bakmamak gerekiyormuş. Bir markanın ne kadar fazla ekspresyon ile yatırımcıların dikkatini çekebildiği, ortalama şişe fiyatları gibi metrikler de burada oldukça önemli.

Eğer listemizi geçen sene en çok alınıp satılan ve toplamda en fazla değer yaratan markalar şeklinde güncellersek karşımıza daha tanıdık bir liste çıkıyor; Macallan, Ardbeg, Bowmore, Highland Park & Laphroaig.

Bu damıtımevlerine bir de önceki seneye göre 4 basamak birden atlayıp 6.sıraya yükselen Dalmore’u ekleyebiliriz. Bu şekilde baktığımızda bölgelerin ikonik damıtımevlerinin viski yatırımcılığı konusunda önemli bir noktada durduğunu görüyoruz. Ayrıca bu damıtımevleri, haklarında bilgiye erişmenin daha kolay olması ve daha sık özel seri çıkarmaları gibi konular sebebiyle de küçük yatırımcılar için daha uygun.

Photo Credit: David Parry

Sonuç olarak;

Tüm bu analizlerden yola çıkarak damıtımevleri ile ilgili iki temel yargıya varabiliriz;

  • Macallan, Dalmore gibi ikonik damıtımevleri her zaman önemli ve güvenli limanlardır
  • Kapanmış bir damıtımevi viskisi ile karşılaştığınızda gözünüzü açık tutmakta fayda var.

Umarım bu yazıdan sonra nereden başlayabileceğiniz ile ilgili genel bir fikriniz olmuştur. Bir dahaki yazımızda daha derine inerek ikonik markaların özel serilerini inceleyeceğiz. Bakalım hangi şişeler özel, hangileri aslında o kadar da özel değil.

Güneş Aydoğan (@laggard_istanbul)


Bu yazı ilginizi çektiyse;

“Viski Yatırımcılığı” yazı dizisinin diğer başlıklarına buradan göz atabilirsiniz!

Bir Yorum Yazın