Geçtiğimiz sene, 23-24 Şubat 2019 tarihlerinde Glasgow’da düzenlenen The Whisky Show Old & Rare 2019 viski şovuna katılmıştım. Onlarca muhteşem ekspresyon tattığım bu viski şovunu, Glasgow’u da içinde barındıran Lowland bölgesinde damıtımevi gezileriyle taçlandırmak istedim ve ufak bir Lowland turu yaptım.

Bu yazımda, günümüzdeki pek konuşulmayan ama eski dönemlerde İskoçya’nın en önemli viski bölgelerinden biri olan Lowland bölgesinden ve bu bölgede gezdiğim Glenkinchie ve Auchentoshan damıtımevlerinden notlarımı paylaşacağım.

İskoçya ve İskoçya’nın viski bölgeleri hakkında detaylı bilgi için bu yazıma göz atabilirsiniz!


Lowland Bölgesi

İskoçya’nın 6 viski bölgesinden biri olan Lowland, İskoçya’nın güneyinde bulunuyor ve ülkenin en önemli 2 şehri olan Edinburg ve Glasgow’u içinde barındırıyor.

Lowland bölgesi, 1800’lü yılların başlarında İskoçya’nın en aktif viski üreten bölgelerinden biriyken, şu anda sadece 13 damıtımevine ev sahipliği yapıyor. Bu damıtımevlerinin büyük bir kısmı ise Grain (tahıl) viski üretiyor.

  • Ailsa Bay, Annandale, Auchentoshan, Blandnoch, Borders, Chain Pier, Clydeside, Daftmill
    Eden Mill, The Glasgow Distillery, Glenkinchie, Kingsbarns, Lindores Abbe…

Ülkemizde çeşit olarak oldukça sınırlı olan Lowland viskileri arasında en öne çıkan isimler: AuchentoshanGlenkinchie ve Ailsa Bay.

Eski dönemlerde Lowland bölgesinde damıtımevleri viskilerini aynı İrlandalılar gibi 3 kere damıtılırken bu geleneği şu anda sadece Auchentoshan devam ettiriyor.

Lowland viskileri, genellikle hafif, yumuşak içimli, kuru ve meyvemsi karakterleriyle biliyor. 


Lowland Bölgesine Ulaşım

Yazımın başında da belirttiğim gibi Lowland, Edinburg ve Glasgow’u içinde barındırması nedeniyle ulaşım olarak belki de İskoçya’nın en kolay viski bölgesi.

Edinburgh ve Glasgow’a aktarmalı ve aktarmasız olarak uçuşlar bulunuyor. Turunuza nereden başlamak istediğinize göre iki şehirden birini seçebilirsiniz.

Edinburgh veya Glasgow’daki turunuz sonrasında ise diğer şehre trenle yaklaşık 1 saatte kolayca geçebilirsiniz.

Ben öncelikle uçakla Londra’ya, oradan da (uçağı kaçırmam nedeniyle) trenle Edinburgh’a geçtim. Edinburgh’dan Glasgow’a ulaşımı ise özel bir araçla sağladım.

İngiltere ve İskoçya’da tren yolcuklukları o kadar konforlu ve keyifli ki, Edinburgh uçağını kaçırdığıma hiç üzülmemiştim. Tren yolculuğu sırasında hem manzaranın tadını çıkarıyorum, hem de gezi notlarımı ve fotoğraflarımı düzenleme fırsatım oluyor.


Ufak bir not: Bu yazımda Lowland bölgesini “viski” perspektifiyle anlatıyorum, fakat belirtmemde fayda var ki, burası turistik açıdan da gerçekten harika bir bölge. Hem Edinburgh, hem de Glasgow büyük keyifle zaman geçirebileceğiz ve birçok açıdan sizi tatmin edebilecek şehirler! 


Lowland bölgesi hakkında kısa bir bilgi ve ulaşım detayları sonrasında gelelim damıtımevi turlarına. Bu seyahatimde Lowland’de 2 damıtımevi gezme şansım oldu (Auchentoshan ve Glenkinchie).

Seyahatimin biraz yoğun geçmesi nedeniyle Glasgow’da yeni açılan Clydeside ve aslında bir Highland viskisi olan ama Glasgow’un sadece 20 km kuzeyinde bulunan Glengoyne damıtımevlerine ne yazık ki gidemedim. Sizin şansınız olursa mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

Notlarıma Glenkinchie damıtımeviyle başlayayım…

Glenkinchie

Öncelikle belirtmek isterim ki, Glenkinchie İskoçya’da ziyaret ettiğim ilk damıtımevi olması nedeniyle benim için ayrı bir yere sahip. Gezi sırasında bu damıtımevine adeta hayran kalmıştım.

Bu hayranlığım ilerleyen zamanlarda farklı damıtımevlerini gezmem ile beraber daha da arttı. Çünkü kıyaslama yaptığımda, Glenkinchie’nin gerçekten çok güzel bir damıtımevini olduğunu daha da iyi anlamış oldum.

1837 yılında John and George Rate kardeşler tarafından kurulan damıtımevi, Edinburgh’un merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunuyor. Yemyeşil ağaçlar ve çok sayıda çiftliğin bulunduğu harika bir bölgede yer alan Glenkinchie, şehre yakın olması nedeniyle “Edinburgh Maltı” olarak da anılıyor. 

Glenkinchie damıtımevi adını, kurulduğu dönem arazinin sahipleri olan “De Quincy” ailesinden alıyor. “Glen” sözcüğünün de vadi anlamına geldiğini belirteyim.

Glenkinchie’deki turunuza başladığınız anda sizi, damıtımevindeki viski üretim sürecinin tamamını detaylı bir şekilde gösteren harika bir model karşılıyor. 

Bu model o kadar gerçekçi ve detaylı ki, biraz sonrasında gezeceğiniz her bir aşamayı bu model ile bir arada görme şansınız oluyor. Bu da sizin üretim sürecini çok daha kolay anlamanızı sağlıyor.

Bu harika model sonrasında ise, üretim aşamaları tek tek gezdim. Rehberimiz anlatım konusunda oldukça başarılıydı. Burada Glenkinchie’yi diğer damıtımevlerinden ayıran birkaç özelliğinden bahsetmek istiyorum.

Glenkinchie, yoğun meyvemsi aromaları açığa çıkaran uzun fermantasyon süresi ve adadaki en geniş imbiklere sahip oluşuyla dikkat çeken bir damıtımevi.

Geniş imbikler, damıtım sırasında sıvının bakırla daha çok temas ederek ağır metallerin filtre edilmesine ve reflux’ın (imbikte buharlaşan alkolün soğuyarak tekrar tekrar damıtılması) artmasını sağlıyor. Böylece daha hafif ve “Lowland” tarzında bir alkol açığa çıkmış oluyor.

Glenkinchie’de üretilen viskilerin büyük bir kısmı Dimple harmanlarında yer almak üzere ayrılıyor. Glenkinchie ile beraber Linkwood da, Dimple’ın formülünde yer alan diğer bir malt.

Damıtımevi turunun en keyifli kısmı, tabii ki her zaman olduğu gibi sondaki tadım kısmıydı. Burada sırasıyla aşağıdakileri ekspresyonları tattım:

  • Glenkinchie 12
  • Glenkinchie Distillers Edition
  • Glenkinchie Distillery Exclusive Bottling
  • Glenkinchie 24
  • Ek olarak, satışta olmayan damıtımevine özel Duty-paid 2 ekspresyon:
    • Glenkinchie 2001 Ex-Bourbon Cask Strength (%57,4 abv)
    • Glenkinchie 1988 Ex-Sherry Cask Strength (%58,8 abv)

Tattığım tüm ekspresyonlardan keyif alsam da, Amontillado Şeri fıçılarında bitiş işlemi gören Distillers Edition, damıtımevine özel şişelenen Distillery Exclusive Bottling ve Duty-paid ekspresyonlarına bayıldığımı söyleyebilirim. Özellikle Ex-Sherry Cask Strength muhteşemdi…

Glenkinchie ile ilgili son olarak;

Glenkinchie damıtımevinin, İskoçya’da mutlaka gidilmesi gereken damıtımevlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Eğer ilk kez bir damıtımevine gezecekseniz de, Glenkinchie harika bir ilk damıtımevi olacaktır.

Glenkinchie ekspresyonları ve tadım notlarıma buradan göz atabilirsiniz…


Auchentoshan

Edinburgh’da Glenkinchie damıtımevi turuyla beraber gezilmedik viski barı ve dükkanı bırakmadıktan sonra sırada Glasgow vardı. Glasgow’a gitme amacım The Whisky Show Old & Rare 2019’a katılmaktı. Şova geçmeden önce yol üstünde Auchentoshan damıtımevine uğradım.

Auchentoshan telafuz etmesi en zor viski markalarından biri olabilir. Anlamı “corner of the field” olan bu kelime “O-kın-toş-hın” şeklinde telafuz ediliyor.

Bowmore, Jim Beam ve Ardmore gibi markaları bünyesinde bulunduran Japon Suntory grubuna ait olan Auchentoshan damıtımevi, Glasgow’a 18 km uzaklıkta bulunuyor.

1823 yılında kurulan Auchentoshan, İskoçya’nın tek 3 kez damıtma işlemi yapan damıtımevi olarak öne çıkıyor. Bu ayrıştırıcı özelliklerini de damıtımevinin 4 bir köşesinde “Distilled different” sloganıyla vurguluyorlar.

“3 kez damıtmanın amacı nedir, 3 kez damıtmak 2 kez damıtmaktan daha mı iyi?” gibi sorular sorduğunuzu duyar gibiyim. Hemen cevaplayayım:

Auchentoshan’a göre damıtma işlemini 3 kez tekrarlamak, daha saf ve yumuşak bir içki üretmek için oldukça kritik. Aynı şekilde marka, ortaya çıkardıkları meyvemsi ve kolay içimli viskilerin sırrının da bu olduğunu belirtiyor.

Auchentoshan damıtma işlemini 3 kez yaptığı için, bu süreç sonunda %80 gibi oldukça yüksek alkol oranına sahip bir new spirit ortaya çıkıyor. Birçok damıtımevinde new spirit’in alkol seviyesinin %60 civarında olduğunu belirteyim.

%80 alkol oranına sahip new make spirit

Bu konuda benim fikrimi soracak olursanız, geleneksel olarak 3 kez damıtma işleminin sürdürülmesi, bence üretilmek istenilen viskiden daha çok bir pazarlama malzemesi olarak kullanılıyor…

Damıtma işlemiyle ilgili uzunca süren bir bilgi paylaşımından sonra olgunlaşma aşamasını görmek üzere fıçıların bulunduğu depoya, oradan da tadım orasına geçtik.

Tadım bölümünde markanın 4 ekspresyonunu tattım. Bunlar sırasıyla;

  • Auchentoshan American Oak
  • Auchentoshan 12
  • Auchentoshan 18
  • Auchentoshan 21

Burada 4 ekspresyon arasında favorilerim, kolay ve dengeli içimiyle Auchentoshan 12 ve diğer ekspresyonlara kıyasla çok daha dolgun ve gövdeli karaktere sahip Auchentoshan 21 oldu diyebilirim. 

Her damıtımevi turu sonrasında olduğu gibi finali hediyelik eşya dükkanında yaptım. Auchentoshan damıtımevinin dükkanında çok keyifli ürünler olduğunu söyleyebilirim. Özellikle kampta kullanmak üzere aldığım metal bardaklara bayıldım.


Lowland bölgesi seyahatimle ilgili son olarak;

  • Edinburgh’a en az 3-4 gün ayırmanızı tavsiye ederim. Viski severler için cennet olmasının yanında, Edinburgh turist olarak gezmek için de gerçekten çok güzel bir şehir!
  • Glenkinchie, bence mutlaka görülmesi gereken bir damıtımevi. Tüm viski severlere hiç düşünmeden ziyaret etmelerini tavsiye edebilirim.
  • Zevkler ve renkler tabii ki tartışılmaz ama benim için Edinburgh, Glasgow’dan çok daha etkileyici bir şehir. Yine de Glasgow için de en az 2 gün ayırmanızda fayda var.
  • Eğer imkanınız olursa Clydeside ve Glengoyne damıtımevlerine mutlaka uğrayın.
  • Hem Edinburgh, hem de Glasgow’da gidebileceğiniz harika viski barları bulunuyor. Bu şehirler özelinde de birer “Viski Barları” yazısı en kısa zamanda yazacağım.

Bu yazı ilgilinizi çektiyse;

Viskinin başkenti Speyside’a yaptığım geziden notlarım için…

“İskoç Viskileri Hakkında Her Şey” yazım…

Bir Yorum Yazın